Yunan Adaları Çıkışlı Rotalar

14 Gün Rodos-Simi-Kos- Bodrum-Gökova Körfezi-Hisarönü Körfezi-Marmaris- Rodos


Rodos- Symi- Kos- Bodrum- Gokova Körfezi Orak Adası- Çökertme- Çatı- Cleopatra/ Sedir Adası- Karacasöğüt- Dalyan- Yedi Adalar- Knidos- Datça- Bencik- Hisarönü Körfezi- Selimiye – Bozburun- Serçe Limanı- Kadırga-  Kumlubük- Turunc- Marmaris- Rodos
(14 GÜN)

1.GÜN Rodos Adasına varış ve yata yerleşme. İlk akşam yemeğinizi Rodos Adasında yaptıktan sonra dilerseniz Rodos Adası’nı keşfedebilirsiniz. Rodos; Yunan Adaları’nın merkezi olarak sayılır ve içlerinde en büyüğüdür. Boydan boya uzanan sahiller adanın en güzel yanlarından birini oluşturur. Yılda 1 milyondan fazla turiste ev sahipliği yapmaktadır. Canlı gece hayatının yanı sıra turistler adanın çeşitli bölgelerinde piknik yapar ve bu görüntü adaya farklı ve güzel bir tabloyu yansıtır. Rodos Adası plajları ile ünlüdür. Ilık denizi ve güzel kumsallarının yanı sıra Rodos Adası’nda bulunan dalış merkezleri dalgıçlık hobisi bulunanlar için oldukça elverişlidir. Ayrıca adada rüzgar sörfü yapmak isteyenler için de geniş imkan ve aktivite seçenekleri bulunmaktadır. Rodos ana limanı Rodos şehri olarak bilinir. Burası Eski Şehir ve Yeni Şehir olarak ayrılmıştır. Yeni Şehir’de Rodos Adası’nın en güzel plajı bulunur.  Dünyanın 7 harikasından biri olan 32 metre boyunda bronz yapımı liman anıtı Colossus, Rodos adasındaydı. Gün batımında ise deniz manzarası muhteşemdir. 1920 yılında modernleşen Rodos Adası 5. yüzyılda Bizans ve Roma İmparatorluğu hâkimiyetindeydi. 15. yüzyılda ise ST. Jean şövalyeleri bu adada yaşadı. Rodos Adası şimdi ise bu kültürlerden kalan mimariler ve tarihsel kalıntılar ile antik ve güzel bir görünüme sahiptir.

2.GÜN Tekne turunuzun 2. gününde çok güzel bir Yunan Adası olan Symi’de denize girmenin ve güneşlenmenin keyfine varacaksınız. Neoklasik evleri ile şirin ve benzersiz bir adadır. Bu ada için en iyi betimleme romantik oluşudur. Adada inzivaya çekilen keşişlerin manastırlarının bulunduğu tenha koylar, küçük tarım alanları, vadilerde zeytinlikler ve birçok taverna bulunmaktadır. Birbirinden güzel plajları bulunan Symi adasında dar patikalar sizleri tarihin derinliklerine götürmektedir. Güzelliğiyle dikkat çeken adaya son yıllarda birçok yabancı da yerleşmiştir.

3. GÜN Kahvaltınızın ardından Kos Adasına doğru yelken açacaksınız. Ilık rüzgar ve iliklerinizi ısıtan güneşin tadını çıkaracağınız bir yolculuk olacak. On iki adaların en büyüklerinden olan Koş adası Ege’nin en güzel ve en karakteristik Yunan Adası olarak anılmaktadır ve bu ada nüfusu 32.000 olmasına rağmen yılda 1 Milyona yakın turiste ev sahipliği yapmaktadır. Koş Adası, Ege Denizinde Türkiye’ye en yakın olan Yunan Adası’dır ve turizm cenneti olarak bilinmektedir. Koş Adası’nda doğmuş ve sonrasında Anadolu’nun kuzeyini gezerek çalışmalarını sürdürmüş olan Hipokrat, Koş Adası’nın tıp biliminde de duyulmasını sağlamıştır. Şarapları, Zeytinyağı ve baharatları ile kendine ait birçok zenginliği bulunan bu ada bir dönem Büyük İskender’in elde ettiği ganimetlerin deposu olarak kullanılmaktaydı. Adanın tarihine bakıldığında Kayralılar, Persler ve Romalıların izleri görülür. Ayrıca, Koş Adası ressam Apelles, şair Philates ve Theocritus’a da ev sahipliği yapmış ve bir dönem prenslerin eğitim almak için geldikleri bir merkez olmuştur.

4.GÜN Bugün, pek çok kalpte özel bir yer tutan Bodrum’a varacaksınız. Gecelemeniz Bodrum Limanında olacak. İsterseniz, bu gecenizde gece hayatıyla ünlü Bodrum’un bar ve gece klüplerinde eğlenebilir ya da Bodrum Marinasında yürüyüş yapabilirsiniz. Bodrum Türk sanatçı, yüksek sosyetesi ve entelektüelleri için vazgeçilmez bir tatil yeridir. Kayra Bölgesi’nin en eski kentlerinden olan Bodrum’un tarihi M.Ö.1200’e kadar uzanır. Ünlü tarihçi Herodot’un memleketi olup Halikarnasos olarak bilinir. M.Ö.456’da Perslerin eline geçen kent o zamanın kraliçesi Artemis tarafından kahramanca savunulmuş daha sonra başa geçen Maussollos, Halikarnasos’u başkenti yapmış, kenti surlarla çevirerek çeşitli yapılarla donatmıştır. Ölümünden sonra başa geçen karısı 2. Artemis kocasının anısına Dünyanın yedi harikasından biri olan en altında yüksek kaide onun üzerinde 36 sütunlu bir galeri ve 24 basamaklı bir çatısı bulunan, toplam yüksekliği 55 metrelik bir anıt mezar yaptırmıştır. Yakın zamanda bu harika İngilizler tarafından sökülerek İngiliz Müzesine taşınmıştır. Tarih boyunca birçok medeniyetlerin egemenliği altına geçen kent 1247’de Türkler tarafından alınmıştır. Bugün şehirde anıt mezarın kalıntılarına, antik tiyatro ve içinde Türkiye’nin en önemli su altı müzesi bulunan çeşitli bölümlerden oluşmuş muhteşem Bodrum Kalesini (St. Peter Kilisesi) görebilmek mümkündür. Limanın kıyısındaki barlar ve restoranlar eğlenmek isteyenlere, limanın yanındaki büyük çarşı alışveriş yapmak isteyenlere birçok çeşitte olanak sunar.

5.GÜN Güzel bir kahvaltının ardından denize açılarak, türkuaz rengindeki pırıl pırıl deniz suyu ile uçsuz bucaksız bir akvaryumu andıran Orak Adası’na varılır. Dalma meraklılarının ve teknelerin çok sevdikleri bu adanın yamaçları zeytin ağaçlarıyla doludur.
Burada verilecek yüzme molası ve öğle yemeğinden sonra neşeli ve candan insanların yaşadığı, ezgilere konuk olmuş sevimli bir balıkçı köyü olan Çökertme’ye varılır. Akşam yemeği ve geceleme burada gerçekleşecektir.

6.GÜN Kahvaltıdan sonra hareket eden tekneniz teknenizi takip eden onlarca zıplayan balık eşliğinde körfezin diğer ucuna yaklaşacak ve buraya olan hayranlığınız biraz daha artacak, kendinizi çarşaf gibi bir deniz ve renk cümbüşünün içinde bulacaksınız. Bu muhteşem doğal limanın adı Çatı’dır. Çatı asırlık ağaçlar arasında, havuzu andıran sakinlikte ve berraklıkta çerçevelenmiş bir tablo gibi karşınızda duracak. Gününüzün geri kalan kısmını yüzerek, arzu ederseniz çam ormanlarının içinde yürüyüş yaparak geçirebilirsiniz. Bu koyda havai fişek gösterisinden daha görkemli binlerce yıldız arasında sessiz bir geceleme sizi bekliyor.

7.GÜN Sabahın erken saatlerinde demir alarak Cleopatra Adası ya da diğer adıyla Sedir Adası’na gideceksiniz. Mark Anthonius ve Cleopatra’nın büyük aşk yaşadıkları ve bir inanışa göre Mark Anthonius’un Cleopatra’ya hediye olarak Kuzey Afrika çöllerinden getirttiği altın rengi kumuyla ünlü Roma Çağı’ndan kalma antik Cedrai kenti harabelerinin ve at nalı şeklindeki antik tiyatronun bulunduğu Sedir Adası’nın yakınındaki bir koya varılır ve buradan Sedir Adasına ulaşımı yatınızın botuyla yapabilirsiniz (sedir adasına giriş ücretlidir).

Öğleden sonra ormanla denizin kucaklaştığı, içinde küçük bir balıkçı köyü ve şirin restoranları bulunan Karaca Söğüt’e hareket edilir. Akşam yemeği ve geceleme Karaca Söğüt’te olacaktır.

Dilerseniz ekstra ücret karşılığı Dalyan – Caunos turumuza katılabilirsiniz.

DALYAN: Dalyan, Köyceğiz Gölü ile Akdeniz’i birleştiren ana kanal üzerinde bulunur. Dalyan kanalının denize ulaştığı yer olan İztuzu plajı nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağaları olan Caretta Caretta’ların yumurtalarını bıraktıkları kumsallardan biridir. Kaunos antik kenti de Dalyan’dadır. Kent; Kaya Mezarları, Akropol Kalesi, Antik Tiyatro ve Kilise Kompleksi ile taşıdığı Antik değer yanında Carette Caretta kaplumbağaları ve 4 km. uzunluğundaki ünlü Iztuzu plajı ile doğal bir güzellik sergilemektedir. Dalyan 1998′de Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. Akdeniz ile Ege’nin birleştiği noktada bir doğa harikası olan Dalyan, 2008 yılında The Times tarafından Avrupa’nın en güzel açık alanı seçilmiştir.

8.GÜN Diğer bir muhteşem güne mercan kayalıklarının bulunduğu, çeşitli büyüklüklerdeki adaların arasında mükemmel bir manzara oluşturan Yedi Adalar’da başlıyorsunuz. Renk renk balıkların, deniz kabuklarının arasında dalmanın ve yüzmenin keyfine varacaksınız.

Mavi turunuzun bugününde dünyaca ünlü Knidos’u görme fırsatına sahip olacaksınız. Tekne turunuzun bu gününü de dolu dolu geçireceksiniz. Knidos Koyu M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu’na taşınmıştır. Daha sonrasında bu şehirde birbirinden güzel tapınaklar, kutsal alanlar, tiyatrolar ve görkemli binalar yapılmıştır. Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişmiştir. Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos’ta açılmıştır. Heykeltıraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli’nin güzelliği dillere destan olduğu yerdir burası. Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos’a ziyaretçi akını başlar. Knidos’ta tarihin en önemli şehirlerinden birinde gezerken, aynı zamanda tertemiz bir denizde keyfinize keyif katabileceksiniz.

9.GÜN  Yat yolculuğunuzun 9. Gününü de diğer günler gibi dolu dolu geçireceksiniz. Alışveriş ve eğlence imkânlarının bulunduğu Datça’ya gelmişken, Eski Datça’yı da gezmelisiniz. Burada göreceğiniz Datça evleri mimarlık harikası olan taş işçiliği ile begonvillerle süslü dar sokaklara görsel bir zenginlik kazandırmış. Yapılan kazılar sırasında M.Ö.4.yüzyıla ait seramik atölyeleri bulunmuştur. Yel değirmenleri de Datça’nın bir simgesi haline gelmektedir.

10.GÜN  Datça’da yapacağınız güzel bir kahvaltının ve yüzme molasının ardından, Bencik Koyu’nda demirleyeceksiniz. Koyun girişinde Dişlice adası bulunmaktadır. Bu ada dik kaya duvarları ile etkileyicidir. Koyun manzarası olağanüstü güzelliktedir. Bu güzel koydan sonra ise çok beğeneceğiniz Datça’ya doğru yol alacaksınız.

11.GÜN Tekne turunuzda bugün öncelikle Selimiye’de demirleyeceksiniz. Bu koyda bulunanlar burayı cennet olarak tarif etmektedirler. Tarihi, çam ağaçları, zeytin, söğüt ve badem ağaçlarıyla kaplı bir cennettir burası. Denizi tertemiz ve adeta kremsi, balığı bol, havası oksijen yüklü, huzurlu, sakin, misafirperver bu köy Hisarönü Körfezi’nin incilerinden biridir. Antik çağda ismi Hydas olan köy, sonraları Losta ismi ile de anılmıştır. Birçok tarihi kalıntıyı da ziyaret edebileceğiniz Selimiye’nin diğer bir ismi de Günbatımında dağların arkasında kaybolan güneş etrafı kırmızı tonlarına boyadığı için Kızılköy’dür.

Selimiye’de geçireceğiniz muhteşem bir aradan sonra Bozburun’a doğru hareket edeceksiniz.  Bu köy tepelerin arasında sıkışmış müthiş güzellikte bir koya kurulmuştur. Bozburun, küçük bir balıkçı kasabası görünümündedir ve Türkiye’nin en önemli gulet imalat merkezleri olan tersanelerin bulunduğu köydür. Tüm Tur’un kendi tersanesi de Bozburun’dadır.  Bu küçük köyün tarihi 4.000 yıl önceye dayanır. Antik çağda yöre insanlarının “Kum halkı” diye adlandırıldığı, “Poseidonion” diye de anılan kentin çevresinde kale ve mezar kalıntılarını kolaylıkla görebilirsiniz. Ayrıca bir derenin taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş çok güzel ve geniş bir kumsal vardır.

12.GÜN Her gün olduğu gibi yattaki doyurucu ve zengin kahvaltınızdan sonra Serçe Limanına gideceksiniz. Girişi uzaktan zor fark edilen ve adeta dar bir kapıyı andıran, ancak denizden ulaşılabilen doğal bir liman olan Serçe limanına hoş geldiniz. Limanın kayalardan oyulmuş görkemli bir kapısı vardır. Koyun suyu her zaman temiz ve berraktır. Yapılan bir sualtı araştırmasında 11. yüzyıla ait bir batık ve içinde de cam eşyalar bulunmuş, parçalar Bodrum Sualtı Müzesi’ne gönderilmiştir. Serçe Limanı bu arkeolojik bulguların yeri olarak tanınmaktadır.

Serçe Limanından hareket eden yatınız daha sonra geceleme için Kadırga koyuna varacak. Üzerinde fener kulesi ve evi bulunan son derece şirin olan bu koya günlük gezi tekneleri de sıklıkla uğramaktadırlar.

13. GÜN Kahvaltınızı Kadırga Koyunda yaptıktan sonra öğle yemeği için denizin temizliği, kumunun güzelliği, çevresinin doğal zenginliği ile tanınmış olan Kumlubük’e doğru yol alacaksınız.

Kumlubükten sonra ise kaptanınız sizi Turunç’a götürecek. Nüfusu 3.500 civarında olan küçük bir tatil kasabası olan Turunç ilk mavi bayrak ödülünü alan beldelerdendir. Turunç’ta yüzmenin ve sahilde uzanmanın tadını çıkarabileceğiniz çok güzel bir sahil bulunmaktadır. Akşamüstü yatınız son durağınız olan Marmaris’e doğru yola çıkacak.

Turunç’tan hareket eden yatınız son istikametiniz olan Marmaris Limanına yanaşacaktır. Dilerseniz Türk Hamamı turumuza katılabilir ya da gece hayatıyla ünlü Marmaris’in Barlar Sokağındaki gece kulüplerinde eğlenebilirsiniz. Alışveriş yapmak isteyenlere de Marmaris Çarşısı birçok çeşit sunmaktadır.

14.GÜN Bitmesini istemeyeceğiniz her günün dolu dolu geçtiği ve aynı zamanda son derece rahatlatıcı olan tekne yolculuğunuzun 7. Gününde Rodos Adasına geri geleceksiniz. Bugün Rodos Adasında daha önceden keşfedemediğiniz yerleri gezebilir, sahillerinde güneşin, kumun ve denizin tadını çıkarabilir ve dilerseniz sevdikleriniz için alışveriş yapabilirsiniz.

15.GÜN Teknenizde yapacağınız ve tadı damağınızda kalacak son kahvaltınızdan sonra, mürettebatınız tekrar görüşmek dileğiyle sizleri uğurlayacaklar.

Bu tur programını kullanmak isteyen misafirlerimiz Yunan Adaları masraflarını da ekstra olarak ödemek durumundadır. İlk ada 700 €, sonraki her ada ise 500 € dur.

Ekstra Turlar (talep üzerine): Panormitis Manastırı, Rodos Eski Şehri, Köy Turları, Türk Hamamı, Dalyan