Bodrum Çıkışlı Rotalar

14 Gün Bodrum-Datça-Hisarönü-Marmaris-Gocek Körfezi-Fethiye-Marmaris


1.GÜN Pek çok kalpte özel bir yer tutan Bodrum’a hoş geldiniz. Limanda yata yerleştikten sonra, akşam yemeğini ünlü Bodrum kalesinin manzarası eşliğinde yapacaksınız ve ilk gecelemeniz Bodrum Limanında olacak. İsterseniz, ilk gecenizde gece hayatıyla ünlü Bodrum’un bar ve gece kulüplerinde eğlenebilir ya da Bodrum Marinasında yürüyüş yapabilirsiniz. Bodrum Türk sanatçı, yüksek sosyetesi ve entelektüelleri için vazgeçilmez bir tatil yeridir. Kayra Bölgesi’nin en eski kentlerinden olan Bodrum’un tarihi M.Ö.1200’e kadar uzanır. Ünlü tarihçi Herodot’un memleketi olup Halikarnasos olarak bilinir. M.Ö.456’da Perslerin eline geçen kent o zamanın kraliçesi Artemis tarafından kahramanca savunulmuş daha sonra başa geçen Maussollos, Halikarnasos’u başkenti yapmış, kenti surlarla çevirerek çeşitli yapılarla donatmıştır. Ölümünden sonra başa geçen karısı 2. Artemis kocasının anısına Dünyanın yedi harikasından biri olan en altında yüksek kaide onun üzerinde 36 sütunlu bir galeri ve 24 basamaklı bir çatısı bulunan, toplam yüksekliği 55 metrelik bir anıt mezar yaptırmıştır. Yakın zamanda bu harika İngilizler tarafından sökülerek İngiliz Müzesine taşınmıştır. Tarih boyunca birçok medeniyetlerin egemenliği altına geçen kent 1247’de Türkler tarafından alınmıştır. Bugün şehirde anıt mezarın kalıntılarına, antik tiyatro ve içinde Türkiye’nin en önemli su altı müzesi bulunan çeşitli bölümlerden oluşmuş muhteşem Bodrum Kalesini (St. Peter Kilisesi) görebilmek mümkündür. Limanın kıyısındaki barlar ve restoranlar eğlenmek isteyenlere, limanın yanındaki büyük çarşı alışveriş yapmak isteyenlere birçok çeşitte olanak sunar.

2. GÜN Limanda demirlemiş olan yatınızda güzel bir kahvaltının ardından mavide süzülüp giderek, şifalı çamur banyoları ve sıcak su kaynayan mağarası ile meşhur adı kara ama kendi yeşil olan Kara Ada’ya uğranır. Kara Ada’nın 400 metreye ulaşan zirvesi çam ormanları ile kaplıdır.

Tekneniz Kara Ada’daki molanızdan sonra Palamutbükü’ne varır. Tekne turuna katılanlar ya da kendi yatlarıyla  gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel bir koydur burası. Çıplak tepelerin yumuşak bir eğilimle denize kavuştuğu ve 2 km uzunluğunda bir kumsal oluşturduğu bu koyda kum ve çakıl karışımı sahilden denize girebilirsiniz. Akşam yemeği ve geceleme bu koyda olacaktır.

3. GÜN Mavi turunuzun 3. Gününde dünyaca ünlü Knidos’u görme fırsatına sahip olacaksınız. Tekne turunuzun bu gününü de dolu dolu geçireceksiniz. Knidos Koyu M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu’na taşınmıştır. Daha sonrasında bu şehirde birbirinden güzel tapınaklar, kutsal alanlar, tiyatrolar ve görkemli binalar yapılmıştır. Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişmiştir. Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos’ta açılmıştır. Heykeltıraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli’nin güzelliği dillere destan olduğu yerdir burası. Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos’a ziyaretçi akını başlar. Knidos’ta tarihin en önemli şehirlerinden birinde gezerken, aynı zamanda tertemiz bir denizde keyfinize keyif katabileceksiniz.

4. GÜN Güzel yemekler eşliğinde denizin, güneşin tadını çıkaracağınız ve huzura ereceğiniz tekne gezinizin bugünkü rotasında nem oranın çok düşük olduğu, mavinin en saf halini görebileceğiniz, Türkiye’nin en güzel turistik kasabalarından biri olan Datça var. Alışveriş ve eğlence imkânlarının bulunduğu Datça’ya gelmişken, Eski Datça’yı da gezmelisiniz. Burada göreceğiniz Datça evleri mimarlık harikası olan taş işçiliği ile begonvillerle süslü dar sokaklara görsel bir zenginlik kazandırmış. Yapılan kazılar sırasında M.Ö.4.yüzyıla ait seramik atölyeleri bulunmuştur. Yel değirmenleri de Datça’nın bir simgesi haline gelmektedir.

5. GÜN Mavi yolculuğunuza bugün Orhaniye ile devam edeceksiniz. Orhaniye’ye doğru teknenizde yolculuk yaparken ılık rüzgarın ve iliklerinizi ısıtan güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Bu koy turistlerin olduğu kadar leziz balıklarında sığınağıdır. Eşsiz güzellikteki gün batımıyla ünlü körfezin dantel gibi işlenmiş koyları arasında yer alan, mitolojik öyküsü ve coğrafi yapısıyla ilgi çeken, Rodos Şövalyelerinin kullandığı kale ve adası, antik kilisesi ve diğer antik kalıntıları ile küçük bir koy olan Orhaniye, ilginç coğrafi yapısıyla Kızkumu’nu da içinde bulunduruyor. Kızkumu kırmızı ve iri taneli kumlardan oluşan bir settir ve kıyıdan itibaren denizin açıklarına doğru dil gibi uzanmaktadır. Bu kum set deniz sularının yükseldiği dönemlerde bile yöreye gelen turistlerin su içinde yürümelerine imkan vermektedir. Plaj olarak da rağbet gören 650 m’lik kum setin sonuna kadar yürüyenler, rüzgâr ve dalganın etkisiyle yıllardır kaybolmayan Kızkumu’nun ilginç yapısı karşısında yıllardır hayrete düşmektedirler. Kumun bir başka özelliği de üzerinde yürüyenlerin tuttukları dileklerin gerçekleştiğine inanılmasıdır.

Orhaniye’den sonraki durağınız, Türkiye’de kalmış en bakir bölgelerden biri olan nostaljik balıkçı köyü Selimiye’dir. Bu koyda bulunanlar burayı cennet olarak tarif etmektedirler. Tarihi, çam ağaçları, zeytin, söğüt ve badem ağaçlarıyla kaplı bir cennettir burası. Denizi tertemiz ve adeta kremsi, balığı bol, havası oksijen yüklü, huzurlu, sakin, misafirperver bu köy Hisarönü Körfezi’nin incilerinden biridir. Antik çağda ismi Hydas olan köy, sonraları Losta ismi ile de anılmıştır. Birçok tarihi kalıntıyı da ziyaret edebileceğiniz Selimiye’nin diğer bir ismi de Günbatımında dağların arkasında kaybolan güneş etrafı kırmızı tonlarına boyadığı için Kızılköy’dür.
 
6. GÜN Mavi turunuz boyunca her gün olduğu gibi bugün de çok güzel bir kahvaltının ardından, Bozburun’a doğru yol alacaksınız. Bu köy tepelerin arasında sıkışmış müthiş güzellikte bir koya kurulmuştur. Bozburun, küçük bir balıkçı kasabası görünümündedir ve Türkiye’nin en önemli gulet imalat merkezleri olan tersanelerin bulunduğu köydür. Tüm Tur’un kendi tersanesi de Bozburun’dadır.  Bu küçük köyün tarihi 4.000 yıl önceye dayanır. Antik çağda yöre insanlarının “Kum halkı” diye adlandırıldığı, “Poseidonion” diye de anılan kentin çevresinde kale ve mezar kalıntılarını kolaylıkla görebilirsiniz. Ayrıca bir derenin taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş çok güzel ve geniş bir kumsal vardır.

Bozburun’da yüzme molasının ardından yatınız Serce Limanı’na doğru yol alır. Girişi uzaktan zor fark edilen ve adeta dar bir kapıyı andıran, ancak denizden ulaşılabilen doğal bir liman olan Serçe limanına hoş geldiniz. Limanın kayalardan oyulmuş görkemli bir kapısı vardır. Koyun suyu her zaman temiz ve berraktır. Yapılan bir sualtı araştırmasında 11. yüzyıla ait bir batık ve içinde de cam eşyalar bulunmuş, parçalar Bodrum Sualtı Müzesi’ne gönderilmiştir. Serçe Limanı bu arkeolojik bulguların yeri olarak tanınmaktadır.

Serçe Limanından hareket eden yatınız daha sonra geceleme için Kadırga koyuna varacak. Üzerinde fener kulesi ve evi bulunan son derece şirin olan bu koya günlük gezi tekneleri de sıklıkla uğramaktadırlar.

7.GÜN Kadırga Koyu’nda yapacağınız kahvaltınızın ardından, öğle yemeğiniz için Turunc’a doğru yol alırken güneşin ve ılık rüzgarın tadını çıkaracaksınız. Turunç’un nüfusu 3.500 civarında olan küçük bir tatil kasabası olan Turunç ilk mavi bayrak ödülünü alan beldelerdendir. Turunç’ta yüzmenin ve sahilde uzanmanın tadını çıkarabileceğinizçok güzel bir sahil bulunmaktadır. Akşamüstü yatınız son durağınız olan Marmaris’e doğru yola çıkacak.

Öğleden sonra ise kaptanınız sizi bir sonraki durağınız olan Marmaris’e götürecek. Yeşil ve mavinin tüm tonlarını ve uyumunu yılın 12 ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir Marmaris. Akdeniz iklimine sahip oluşu kışın bile denize girme imkânı sağlarken, etrafını saran sık ve yüksek çam ormanları ve dünyada Muğla yöresine özgü Günlük ağaçları ve geniş yapraklı çınar ağaçları, Marmaris’in yeşil dokusunun yapı taşlarıdır. Karya kentlerinden biri olan Phyckos antik şehri üzerinde kurulmuş olup çeşitli medeniyetlerin egemenliğinde kalmıştır. Marmaris Kalesi 1521’de Osmanlılar tarafından yaptırılmış olup bugün giriş kapısı ile denize bakan surları hala sağlamdır ve kapısının sağ ve solunda iki mangal, bir nöbetçi odası ile bir sarnıç görülmektedir. Ayrıca Osmanlılardan kalma bir cami ve sekiz odadan ibaret üzeri kemerli bir kervansaray bulunmaktadır. Antik dönem kalıntıları kentin kuzeyinde alçak bir tepe olan Asartepe üzerindedir. Burada sur duvarı kalıntıları, bir tapınağın podyumu ve birkaç kırık sütun görülmektedir. Marmaris’in diğer bir özelliği de alışveriş için çok büyük bir çarşısının bulunmasıdır. Türkiye’nin en önemli turistik merkezlerinden biri olan Marmaris eski ve yeninin ilginç bir karışımıdır. Yüzlerce bar ve restoran eğlenmek isteyenler için değişik alternatifler sunar. Üç büyük yat limanına sahip olan Marmaris, Türkiye’nin bu kıyı şeridinde yatçılığın merkezi haline gelmiştir.

8.GÜN Bugünkü ilk durağınız Ekincik olacak. Ekincik çam ağaçlarının denizin içinden bile çıktığı, yemyeşil ormanın ortasında kurulmuş küçük bir kasabadır. Bu koydaki doğanın güzelliği sizi adeta büyüleyecek.

Dilerseniz ekstra ücret karşılığı Dalyan – Caunos turumuza katılabilirsiniz. Gulet teknelerin Dalya’a girmeleri yasaktır. Ekincik’ten küçük tekneler ile ulaşım sağlanmaktadır.
DALYAN: Dalyan, Köyceğiz Gölü ile Akdeniz’i birleştiren ana kanal üzerinde bulunur. Dalyan kanalının denize ulaştığı yer olan İztuzu plajı nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağaları olan Caretta Caretta’ların yumurtalarını bıraktıkları kumsallardan biridir. Kaunos antik kenti de Dalyan’dadır. Kent; Kaya Mezarları, Akropol Kalesi, Antik Tiyatro ve Kilise Kompleksi ile taşıdığı Antik değer yanında Carette Caretta kaplumbağaları ve 4 km. uzunluğundaki ünlü Iztuzu plajı ile doğal bir güzellik sergilemektedir. Dalyan 1998′de Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. Akdeniz ile Ege’nin birleştiği noktada bir doğa harikası olan Dalyan, 2008 yılında The Times tarafından Avrupa’nın en güzel açık alanı seçilmiştir.

9. GÜN Geçilmesi gereken dalgalı Kurtoğlu burunu nedeniyle diğer günlere nazaran daha erken yola çıkan tekne dantel görüntülü Manastır Koyunda sabah kahvaltısı için demirleyecektir. Bir tabiat harikası olan koyda öğleden akşamüstüne kadar bütün vakit, denize girmek ve güneşlenmek için ayrılmıştır. Daha sonra civardaki koylardan birinde ikinci kez demir atacak olan teknenizde akşam yemeği yenecek ve geceleme burada olacaktır.
10. GÜN Tekne yolculuğunuzun 10. gününde güzel bir kahvaltının ardından Fethiye’ye doğru yol alacaksınız. Bugünkü Fethiye kenti yakınlarındaki Belen’de, M.Ö. 3000′lerde kurulduğu sanılan antik Telmessos kenti, Likya’nin Karya sınırında yer alıyordu. Uzun bir süre Likya’ya karşı bağımsızlığını koruduktan sonra, M.Ö. 6. yüzyıl ortalarında Pers egemenliğine girdi. M.Ö.5. yüzyılda Delos Birliği’ne, M.Ö.362′de Likya’ya katıldı. Ardından Likya’yı topraklarına katan Perslerin Karya Satrapı Mausolos’un eline geçti. M.Ö.333′te Anadolu’yu Persler’in istilasından kurtaran İskender’in egemenliğini Selevkoslar’ın yönetimi izledi. M.Ö.3. yüzyıl sonlarında Mısır’daki Lagos Hanedanı’na bağlandı. M.Ö.188′de Pergamon (Bergama) Krallığı’nın egemenliğine girdi. Pergamon Krallığı’nın M.Ö.133′te yıkılmasından sonra kısa bir süre bağımsız kaldı ve Rodos’la işbirliği yaparak Pontus Kralı Mithradates’e karşı koydu. Daha sonra Roma ve Bizans yönetiminde yaşadı. 8. yüzyılda Anastasiuopolis, 9. yüzyıldan sonra da anılmaya başlandı. 1284′te Menteşeoğulları’nın yönetimi altına girdi; 1424′te Osmanlı topraklarına katıldı. Zamanla Meğri’ye dönüşen adı, 1913′te uçağı düşen ilk hava şehitlerinden Fethi Bey’in anısına Fethiye olarak değiştirildi. Son gecenizde Fethiye’de alışveriş yapabilir ve ya gecenizi barlarında eğlenerek geçirebilirsiniz.

SAKLIKENT: İsterseniz ekstra olan Saklıkent turumuza katılabilirsiniz. Saklıkent yüzyıllardır akan kar sularının açtığı ve yaklaşık 300 metre yüksekliğinde ve 18 km uzunluğunda olmakla Türkiye’nin en uzun ve en derin kanyonu olma özelliğine sahiptir. 100 metre uzunluğundaki ahşap köprüden geçtikten sonra, ilginç şekiller almış kayalar arasında, kaynak suları içinde yürüyebilir, yaz sıcağında şelaleler altında serinleyebilirsiniz. Akşam yemeği ve geceleme Fethiye limanında yapılacaktır.

11. GÜN Mavi yolculuğunuzun bugününde kahvaltıdan hemen sonra Göcek Koylarında birinde bulunan Batık Hamam Harabelerinin olduğu koyda yüzmenin keyfine varacaksınız. Bu kusursuz koy Cleopatra’nın banyo yaptığı koy olarak bilinir. Yarısı denizin içinde, yarısı denizin dışında kalmış hamamı bulunan, eski medeniyetlerden günümüze güzelliğini devam ettirmiş koylardan biridir.. Ayrıca, kasaba ve koyların güzelliğine dalarak beş çayının keyfini burada çıkarabileceksiniz. Daha sonrasında, Göcek Körfezinin içinde geceleme Batık Hamama yakın bir başka güzel koyda gerçekleşecektir.

12. GÜN Bugün eski bir balıkçı köy olan Kumlubük ilk durağınız olacak.

Buradan sonra öğle yemeğiniz için denizi her zaman pırıl pırıl olan Çiftlik’te demirleyeceksiniz.

Öğle yemeğinizden sonra yat gezinize Bozukkale (Loryma) ile devam edeceksiniz. Günümüzde ve tarihte önemli bir yere sahip olan Bozukkale yüzyıllar öncesinde savaş gemilerinin, bugün ise gezi teknelerinin mola yeri olarak kullanılıyor. Dar girişi nedeniyle rüzgara karşı korunaklıdır ve son derece güzel bir koydur. Loryma Antik kent kalıntıları koyun giriş noktasında, körfeze hakim konumdaki tepenin üzerindedir. Kentten bugüne ulaşan en önemli kalıntı 120 metre uzunlukta ve 10 metre genişlikte ve oldukça iyi durumdaki kaledir.

13. GÜN Mavi yolculuğunuza bugün Aktur ile başlayacaksınız. Yol boyu teknenizde yolculuk yaparken ılık rüzgarın ve iliklerinizi ısıtan güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Eğer şanslıysanız yol boyunca yunusları ve fok balıklarını görebilirsiniz. Aktur’da 800 metre uzunluğundaki plaj ve tertemiz deniz sizi karşılayacak.  Yüzme zevkinin yani sıra su sporları yapma imkânı iki koydan ayrı ayrı zamanda esen rüzgârlar sayesinde daha elverişli olacaktır. Bu koyda eşsiz güzelliğe sahip çam ormanları içerisinde çok rahat ve huzurlu bir akşam geçirebilirsiniz.

14. GÜN Güzel bir kahvaltının ardından denize açılarak, türkuaz rengindeki pırıl pırıl deniz suyu ile uçsuz bucaksız bir akvaryumu andıran Orak Adası’na varılır. Dalma meraklılarının ve teknelerin çok sevdikleri bu adanın yamaçları zeytin ağaçlarıyla doludur.
Buradaki yüzme molası ve öğle yemeğinden sonra Bodrum Limanına devam edilir. Akşam yemeği ve geceleme limanda yapılır. Son gecenizde gece hayatıyla ünlü Bodrum’un bar ve gece kulüplerinde eğlenebilir ya da Bodrum Marinasında yürüyüş yapabilirsiniz.
15. GÜN Teknenizde yapacağınız son kahvaltınızdan sonra mürettebatınız tekrar başka bir mavi yolculukta görüşmek dileğiyle sizi uğurlayacak.
Ekstra Turlar (talep üzerine): Dalyan Caunos, Tlos / Saklikent, Turk Hamamı