Bodrum Çıkışlı Rotalar

7 Gün Bodrum-Yunan Adaları-Datça-Cleopatra-Gökova-Bodrum


1.GÜN Pek çok kalpte özel bir yer tutan Bodrum’a hoş geldiniz. Limanda yata yerleştikten sonra, akşam yemeğini ünlü Bodrum kalesinin manzarası eşliğinde yapacaksınız ve ilk gecelemeniz Bodrum Limanında olacak. İsterseniz, ilk gecenizde gece hayatıyla ünlü Bodrum’un bar ve gece klüplerinde eğlenebilir ya da Bodrum Marinası’nda yürüyüş yapabilirsiniz. Bodrum Türk sanatçı, yüksek sosyetesi ve entelektüelleri için vazgeçilmez bir tatil yeridir. Kayra Bölgesi’nin en eski kentlerinden olan Bodrum’un tarihi M.Ö.1200’e kadar uzanır. Ünlü tarihçi Herodot’un memleketi olup Halikarnasos olarak bilinir. M.Ö.456’da Perslerin eline geçen kent o zamanın kraliçesi Artemis tarafından kahramanca savunulmuş daha sonra başa geçen Maussollos, Halikarnasos’u başkenti yapmış, kenti surlarla çevirerek çeşitli yapılarla donatmıştır. Ölümünden sonra başa geçen karısı 2. Artemis kocasının anısına Dünyanın yedi harikasından biri olan en altında yüksek kaide onun üzerinde 36 sütunlu bir galeri ve 24 basamaklı bir çatısı bulunan, toplam yüksekliği 55 metrelik bir anıt mezar yaptırmıştır. Yakın zamanda bu harika İngilizler tarafından sökülerek İngiliz Müzesine taşınmıştır. Tarih boyunca birçok medeniyetlerin egemenliği altına geçen kent 1247’de Türkler tarafından alınmıştır. Bugün şehirde anıt mezarın kalıntılarına, antik tiyatro ve içinde Türkiye’nin en önemli su altı müzesi bulunan çeşitli bölümlerden oluşmuş muhteşem Bodrum Kalesini (St. Peter Kilisesi) görebilmek mümkündür. Limanın kıyısındaki barlar ve restoranlar eğlenmek isteyenlere, limanın yanındaki büyük çarşı alışveriş yapmak isteyenlere birçok çeşitte olanak sunar.

2. GÜN Yatta keyifle yapacağınız ilk kahvaltınızın hemen ardından, Koş Adasına doğru denize açılarak mavinin ve yeşilin buluştuğu suların keyfine varacaksınız. On iki adaların en büyüklerinden olan Koş adası Ege’nin en güzel ve en karakteristik Yunan Adası olarak anılmaktadır ve bu ada nüfusu 32.000 olmasına rağmen yılda 1 Milyona yakın turiste ev sahipliği yapmaktadır. Koş Adası, Ege Denizinde Türkiye’ye en yakın olan Yunan Adası’dır ve turizm cenneti olarak bilinmektedir. Koş Adası’nda doğmuş ve sonrasında Anadolu’nun kuzeyini gezerek çalışmalarını sürdürmüş olan Hipokrat, Koş Adası’nın tıp biliminde de duyulmasını sağlamıştır. Şarapları, Zeytinyağı ve baharatları ile kendine ait birçok zenginliği bulunan bu ada bir dönem Büyük İskender’in elde ettiği ganimetlerin deposu olarak kullanılmaktaydı. Adanın tarihine bakıldığında Kayralılar, Persler ve Romalıların izleri görülür. Ayrıca, Koş Adası ressam Apelles, şair Philates ve Theocritus’a da ev sahipliği yapmış ve bir dönem prenslerin eğitim almak için geldikleri bir merkez olmuştur.

3. GÜN Tekne turunuzun 3. gününde başka bir Yunan Adası olan Symi’de denize girmenin ve güneşlenmenin keyfine varacaksınız. Neoklasik evleri ile şirin ve benzersiz bir adadır. Bu ada için en iyi betimleme romantik oluşudur. Adada inzivaya çekilen keşişlerin manastırlarının bulunduğu tenha koylar, küçük tarım alanları, vadilerde zeytinlikler ve bir çok taverna bulunmaktadır. Birbirinden güzel plajları bulunan Symi adasında dar patikalar sizleri tarihin derinliklerine götürmektedir. Güzelliğiyle dikkat çeken adaya son yıllarda bir çok yabancı da yerleşmiştir.

4. GÜN Güzel yemekler eşliğinde denizin, güneşin tadını çıkaracağınız ve huzura ereceğiniz tekne gezinizin bugünkü rotasında nem oranın çok düşük olduğu, mavinin en saf halini görebileceğiniz, Türkiye’nin en güzel turistik kasabalarından biri olan Datça var. Alışveriş ve eğlence imkânlarının bulunduğu Datça’ya gelmişken, Eski Datça’yı da gezmelisiniz. Burada göreceğiniz Datça evleri mimarlık harikası olan taş işçiliği ile begonvillerle süslü dar sokaklara görsel bir zenginlik kazandırmış. Yapılan kazılar sırasında M.Ö.4.yüzyıla ait seramik atölyeleri bulunmuştur. Yel değirmenleri de Datça’nın bir simgesi haline gelmektedir.

Hemen arkasından da dünyaca ünlü Knidos’u görme fırsatına sahip olacaksınız. Knidos Koyu M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu’na taşınmıştır. Daha sonrasında bu şehirde birbirinden güzel tapınaklar, kutsal alanlar, tiyatrolar ve görkemli binalar yapılmıştır. Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişmiştir. Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos’ta açılmıştır. Heykeltıraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli’nin güzelliği dillere destan olduğu yerdir burası. Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos’a ziyaretçi akını başlar. Knidos’ta tarihin en önemli şehirlerinden birinde gezerken, aynı zamanda tertemiz bir denizde keyfinize keyif katabileceksiniz.

5. GÜN Diğer bir muhteşem güne mercan kayalıklarının bulunduğu, çeşitli büyüklüklerdeki adaların arasında mükemmel bir manzara oluşturan Yedi Adalar’da başlıyorsunuz. Renk renk balıkların, deniz kabuklarının arasında dalmanın ve yüzmenin keyfine varacaksınız.

Daha sonra İkinci Dünya Savaşında İngiliz Savaş gemilerinin saklandığı, bir gölü andıran, çevresinde çam ve Güllük Ormanları’nın bulunduğu, hiçbir havanın etkileyemeyeceği sakinlikte bir koy olan İngiliz Limanına varılır. Akşam yemeğinden sonra gecenizi bu koyda geçireceksiniz.

6. GÜN Sabahın erken saatlerinde demir alarak Mark Anthonius ve Cleopatra’nın büyük aşk yaşadıkları ve bir inanışa göre Mark Anthonius’un Cleopatra’ya hediye olarak Kuzey Afrika çöllerinden getirttiği altın rengi kumuyla ünlü Roma Çağı’ndan kalma antik Cedrai kenti harabelerinin ve at nalı şeklindeki antik tiyatronun bulunduğu Sedir Adası’nın (Kleopatra Adası olarak da bilinir) yakınındaki bir koya varılır. Gulet teknelerin Sedir Adası’na girmeleri yasaktır. Sedir Adasına mürettebatınız yatınızdaki küçük tekne ile sizi götürebilir. (sedir adasına giriş ücretlidir).

Burada verilecek moladan sonra neşeli ve candan insanların yaşadığı, ezgilere konuk olmuş sevimli bir balıkçı köyü olan Çökertme’ye varılır. Akşam yemeği ve geceleme burada gerçekleşecektir.

7. GÜN Güzel bir kahvaltının ardından denize açılarak, türkuaz rengindeki pırıl pırıl deniz suyu ile uçsuz bucaksız bir akvaryumu andıran Orak Adası’na varılır. Dalma meraklılarının ve teknelerin çok sevdikleri bu adanın yamaçları zeytin ağaçlarıyla doludur.

Bu tarihi hazinelerden ayrılarak şifalı çamur banyoları ve sıcak su kaynayan mağarası ile meşhur adı kara ama kendi yeşil olan Kara Ada’ya uğranır. Kara Ada’nın 400 metreye ulaşan zirvesi çam ormanları ile kaplıdır.

Buradan Bodrum Limanına devam edilir. Akşam yemeği ve geceleme Bodrum limanında yapılır. Son gecenizde gece hayatıyla ünlü Bodrum’un bar ve gece kulüplerinde eğlenebilir ya da Bodrum Marinasında yürüyüş yapabilirsiniz.

8.GÜN Tadı damağınızda kalacak yatınızda yağacağınız son kahvaltınızdan sonra, mürettebatınız tekrar görüşmek dileğiyle sizleri uğurlayacaklar.

Bu tur programını kullanmak isteyen misafirlerimiz Yunan Adaları masraflarını da ekstra olarak ödemek durumundadır. İlk ada 700 €, sonraki her ada ise 500 € dur.

Ekstra Turlar (talep üzerine): Panormitis Manastırı, Rhodes Eski Şehri, Köy Turları, Türk Hamamı