1.GÜN Rodos’a varış. Limanda yata yerleşme. Marinada, teknelerin güvertelerinin ve direklerinin aksi denize vururken akşam yemeğini ve yatta gecelemeyi yatınızda olmanın keyfiyle yapacaksınız. RODOS Rodos; Yunan Adaları'nın merkezi olarak sayılır ve içlerinde en büyüğüdür. Boydan boya uzanan sahiller adanın en güzel yanlarından birini oluşturur. Yılda 1 milyondan fazla turiste ev sahipliği yapmaktadır. Canlı gece hayatının yanı sıra turistler adanın çeşitli bölgelerinde piknik yapar ve bu görüntü adaya farklı ve güzel bir tabloyu yansıtır. Rodos Adası plajları ile ünlüdür. Ilık denizi ve güzel kumsallarının yanı sıra Rodos Adası'nda bulunan dalış merkezleri dalgıçlık hobisi bulunanlar için oldukça elverişlidir. Ayrıca adada rüzgar sörfü yapmak isteyenler içinde geniş imkan ve aktivite seçenekleri bulunmaktadır. Rodos ana limanı Rodos şehri olarak bilinir. Burası Old Town ve New Town olarak ayrılmıştır. New Town'da Rodos Adası'nın en güzel plajı bulunur. Dünyanın 7 harikasından biri olan 32 metre boyunda bronz yapımı liman anıtı Colossus, Rodos adasındaydı. Gün batımında ise deniz manzarası muhteşemdir. 1920 yılında modernleşen Rodos Adası 5. yüzyılda Bizans ve Roma İmparatorluğu hâkimiyetindeydi. 15. yüzyılda ise ST. Jean şövalyeleri bu adada yaşadı. Rodos Adası şimdi ise bu kültürlerden kalan mimariler ve tarihsel kalıntılar ile antik ve güzel bir görünüme sahiptir.
2.GÜN Symi; Neoklasik evleri ile şirin ve benzersiz bir adadır ve yunan adaları içinde en romantik olanlarındandır. Adada inzivaya çekilen keşişlerin manastırlarının bulunduğu tenha koylar, küçük tarım alanları, vadilerde zeytinlikler, Symi Adasında ayrıca bir çok taverna bulunmaktadır. Birbirinden güzel plajları bulunan Symi adasında dar patikalar sizleri tarihin derinliklerine götürmektedir. Son yıllarda ada yabancıların yerleşmeye geldikleri bir cennete dönüşmüştür. Tatil ve gezi gibi aktiviteler için oldukça iyi bir adadır.
3. GÜN Nem oranın sıfır olduğu, mavinin en saf halini görebileceğiniz, Türkiye’nin en güzel turistik kasabalarından birine hoş geldiniz. Alışveriş ve eğlence imkânlarının bulunduğu Datça’ya gelmişken, Eski Datça’yı da gezmelisiniz. Burada göreceğiniz Datça evlerine, bir sanat ürünü taş işçiliği ve begonvillerle süslü dar sokaklarla görsel bir zenginlik kazandırmış. Eski Datça kimliğini arayan kentlere adeta adres gösterir gibi bir mimarlık harikası. Datça'nın ilk kurulduğu yer burası. M.Ö.4.yüzyılda kurulan seramik atölyeleri, yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı. Eski Datça'nın bir diğer özelliği de yel değirmenleridir.
4. GÜN Sıradaki yolculuğunuz Türkiye'de kalmış en bakir bölgelerden biri olan nostaljik balıkçı köyü Selimiye’ye, adeta bir cennet bahçesine gidiyorsunuz. Tarihi eski, dağları çam, zeytin, söğüt ve badem ağaçlarıyla kaplı. denizi temiz, balığı bol, havası oksijen yüklü, huzurlu, sakin, misafirperver, Hisarönü Körfezi'nin incilerinden biri. Antik çağda ismi Hydas olan köy, sonraları Losta ismini taşımış. Birçok tarihi kalıntıyı da ziyaret edebileceğiniz Selimiye’nin diğer bir ismide Günbatımında dağların arkasında kaybolan güneş etrafı kırmızı tonlarına boyadığı için Kızılköy. Bu güzel yerden Bozburun’a geçiyorsunuz. Tepelerin arasında sıkışmış müthiş güzellikte bir koya kurulmuş
5. GÜN Bugünde ilk durağımız girişi uzaktan zor fark edilen ve adeta dar bir kapıyı andıran, ancak denizden ulaşılabilen doğal bir liman olan Serçe limanı. Limanın kayalardan oyulmuş görkemli bir kapısı vardır. Koyun suyu her zaman temiz ve berraktır. Yapılan bir sualtı araştırmasında 11. yüzyıla ait batık ve içinde cam eşya bulunmuş ve bulunan parçalar Bodrum Sualtı Müzesi’ne gönderilmiştir. Serçe Limanı bu arkeolojik bulguların yeri olarak tanınmaktadır. Serçe Limanından hareket eden yatınız daha sonra geceleme için Çiftlik Koyuna geçeceksiniz. İri kumlu bir plajı olan Çiftlik koyunda deniz her zaman pırıl pırıldır. Uzun uzun yüzün ve sonra bırakın kendinizi kumlara, sonrada akşam yemeği ve yıldız yağmuru altındaki gece.
6. GÜN Kahvaltı için Kadırga Koyundasınız. Üzerinde fener kulesi ve evi bulunan son derece şirin olan bu koya günlük gezi tekneleri de uğrar. Daha sonra öğle yemeği için Denizin temizliği, kumunun güzelliği, çevresinin doğal zenginliği ile tanınmış olan Kumlubük’te güzel bir öğle yemeği. Daha sonra çevreyi tanımak ve oksijenin en temiz halini içinize çekebilmek için kısa bir Dağ yürüyüşü. Akşam üstü Nüfusu 3.500 civarında olan küçük bir tatil kasabası olan, çevrede ilk mavi bayrak ödülünü alan Turunç’tasınız. Geceleme ise Marmaris Limanında yapılacaktır.. MARMARİSYeşil ve mavinin tüm tonlarını ve uyumunu yılın 12 ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir Marmaris. Akdeniz iklimine sahip oluşu kışın bile denize girme imkânı sağlarken, etrafını saran sık ve yüksek çam ormanları ve dünyada Muğla yöresine özgü Günlük ağaçları ve geniş yapraklı çınar ağaçları, Marmaris’in yeşil dokusunun yapı taşlarıdır. Karya kentlerinden biri olan Phyckos antik şehri üzerinde kurulmuş olup çeşitli medeniyetlerin egemenliğinde kalmıştır. Bugün görülebilen en önemli eser 1577’de yapılan kalesidir. Ayrıca Osmanlılardan kalma bir cami ve sekiz odadan ibaret üzeri kemerli bir kervansaray bulunmaktadır. Antik dönem kalıntıları kentin kuzeyinde alçak bir tepe olan Asartepe üzerindedir. Burada sur duvarı kalıntıları, bir tapınağın podyumu ve birkaç kırık sütun görülmektedir. Marmaris’in Kemer altı Mahallesinde yüksek bir tepe üzerinde bulunan kale 1521’de Osmanlılar tarafından yaptırılmış olup bugün giriş kapısı ile denize bakan surları sağlamdır. Kapının sağ ve solunda iki mangal, bir nöbetçi odası ile bir sarnıç görülmektedir. Marmaris’in diğer bir özelliği de alışveriş için çok büyük bir çarşısının bulunmasıdır. Türkiye’nin en önemli turistik merkezlerinden biri olan Marmaris eski ve yeninin ilginç bir karışımıdır. Yüzlerce bar ve restaurant eğlenmek isteyenler için değişik alternatifler sunar. üç büyük yat limanına sahip olan Marmaris, Türkiye’nin bu kıyı şeridinde yatçılığın merkezi haline gelmiştir.
7. GÜN Geçilmesi gereken açık denizden dolayı, sabah kahvaltıdan sonra Rodos’a, son durağınıza yolculuğunuz başlayacaktır. Turunuzun bugününde ilk gününüzde göremediğiniz yerleri göre bilir, Rodos’un muhteşem plajlarının keyfini sürebilir ve sevdiklerinize alacağınız hediyeler için alışverişe çıkabilirsiniz. Rodos’ta son gününüzü dolduracak birçok şey bulacaksınız. 8. GÜN Sabah kahvaltısından sonra unutulmaz anılarla birlikte yattan ayrılış yapılacaktır. Bu tur programını kullanmak isteyen misafirlerimiz Yunan Adaları masraflarınıda ekstra olarak ödemek durumundadır. İlk ada 500 €, sonraki her ada 350 € dur. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||