Geri Dön <<

MARMARİS - DATÇA - BODRUM - HİSARÖNÜ KÖRFEZİ - GÖKOVA KÖRFEZİ - MARMARİS

1.GÜN

Marmaris’e varış. Limanda yata yerleşme. Marinada, teknelerin güvertelerinin ve direklerinin aksi denize vururken akşam yemeğini ve yatta gecelemeyi yatınızda olmanın keyfiyle yapacaksınız.

MARMARİS

Yeşil ve mavinin tüm tonlarını ve uyumunu yılın 12 ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir Marmaris. Akdeniz iklimine sahip oluşu kışın bile denize girme imkânı sağlarken, etrafını saran sık ve yüksek çam ormanları ve dünyada Muğla yöresine özgü Günlük ağaçları ve geniş yapraklı çınar ağaçları, Marmaris’in yeşil dokusunun yapı taşlarıdır. Karya kentlerinden biri olan Phyckos antik şehri üzerinde kurulmuş olup çeşitli medeniyetlerin egemenliğinde kalmıştır. Bugün görülebilen en önemli eser 1577’de yapılan kalesidir. Ayrıca Osmanlılardan kalma bir cami ve sekiz odadan ibaret üzeri kemerli bir kervansaray bulunmaktadır. Antik dönem kalıntıları kentin kuzeyinde alçak bir tepe olan Asartepe üzerindedir. Burada sur duvarı kalıntıları, bir tapınağın podyumu ve birkaç kırık sütun görülmektedir. Marmaris’in Kemer altı Mahallesinde yüksek bir tepe üzerinde bulunan kale 1521’de Osmanlılar tarafından yaptırılmış olup bugün giriş kapısı ile denize bakan surları sağlamdır. Kapının sağ ve solunda iki mangal, bir nöbetçi odası ile bir sarnıç görülmektedir. Marmaris’in diğer bir özelliği de alışveriş için çok büyük bir çarşısının bulunmasıdır. Türkiye’nin en önemli turistik merkezlerinden biri olan Marmaris eski ve yeninin ilginç bir karışımıdır. Yüzlerce bar ve restaurant eğlenmek isteyenler için değişik alternatifler sunar. üç büyük yat limanına sahip olan Marmaris, Türkiye’nin bu kıyı şeridinde yatçılığın merkezi haline gelmiştir.

Turunç
Turunç
Turunç
Turunç

2.GÜN

Sabah erken, yatınız aşk gibi bir yolculuğa kanatlarını açmaya hazırlanırken, siz turunuzun ilk kahvaltısını yapıyor olacaksınız. Sonra rüya yolculuğunuz  Turunç’a doğru başlayacak. Nüfusu 3.500 civarında olan küçük bir tatil kasabası olan Turunç çevrede ilk mavi bayrak ödülünü alan beldedir. Daha sonra geceleme için Çiftlik Koyuna geçeceksiniz. İri kumlu bir plajı olan Çiftlik koyunda deniz her zaman pırıl pırıldır. Uzun uzun yüzün ve sonra bırakın kendinizi kumlara, sonrada akşam yemeği ve yıldız yağmuru altındaki gece.

Aktur
Aktur
Palamut Bükü
Palamut Bükü

3. GÜN

Turunç’tan yola çıkan tekneniz, Palamutbükü’ne varır. Tekne turuna katılanlar ya da yatlarıyla  gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel bir koydur. Çıplak tepelerin yumuşak bir eğilimle denize kavuştuğu upuzun bir kumsal oluşturduğu kumsal boyunca ağaçlıklar içinde 2 km uzunluğundaki kum ve çakıl karışımı kumsalında denize girebilirsiniz. Daha sonraki durağınız ise Aktur. Yolculuğunuz boyunca yunus balıklarının oyunlarını izleyebilir, çok şanslıysanız nesli iyice tükenmekte olan fok balıklarına da "merhaba" diyebilirsiniz. Aktur’da 800 metre uzunluğundaki plaj ve tertemiz deniz sizi karşılayacak.  Yüzme zevkinin yani sıra su sporları yapma imkânı iki koydan ayrı ayrı zamanda esen rüzgarlar sayesinde daha elverişli olacaktır.Essiz güzelliğe sahip çam ormanları içerisinde çok rahat ve huzurlu bir gece geçireceksiniz.

Yedi Adalar
Yedi Adalar
Yedi Adalar

4. GÜN

Diğer bir muhteşem güne mercan kayalıklarının bulunduğu, çeşitli büyüklüklerdeki adaların arasında mükemmel bir manzara oluşturan Yedi Adalar’da başlıyorsunuz. Renk renk balıkların, deniz kabuklarının arasında dalma, yüzme, yemek, uyku... çılgın bir gün. Turunuzun 4. gününde Yedi Adalar içinde bulunan 2 veya 3 koyu göreceksiniz.

Yedi Adalar
Yedi Adalar
İngiliz Limanı
İngiliz Limanı

5. GÜN

Kahvaltıda doğal bir liman olan Küfre’ desiniz. Burada arzu ederseniz Güllük Ormanlarının içinde yürüyüş yapabilirsiniz. öğle yemeğinin ardından geceleme için İngiliz Limanına geçeceksiniz. İkinci Dünya Savaşında İngiliz Savaş gemilerinin saklandığı, bir gölü andıran , çevresinde çam ve Güllük Ormanları’nın bulunduğu, hiçbir havanın etkileyemeyeceği sakinlikte bir koy olan İngiliz Limanında akşam yemeğinin ardından, muhteşem bir gece sizi bekliyor.

Sedir Adası
Sedir Adası
Karaca Söğüt
Karaca Söğüt

6. GÜN

Sabahın erken saatlerinde demir alarak Mark Anthonius ve Cleopatra’nın büyük aşk yaşadıkları, Mark Anthonius’un Cleopatra’ya hediye olarak Kuzey Afrika çöllerinden getirttiği altın rengi kumları içinde, Roma Çağı’ndan kalma antik Cedrai kenti harabelerinin ve at nalı şeklindeki antik tiyatronun bulunduğu Sedir Adası’nın yakınındaki bir koya varılır ve buradan sedir adasına ulaşımı yatınızın botuyla yapabilirsiniz (sedir adasına giriş ücretlidir). Öğleden sonra ormanla denizin kucaklaştığı, içinde küçük bir balıkçı köyü ve şirin restaurantları bulunan Karaca Söğüt’e hareket edilir. Dilerseniz ücret karşılığı buradan karayolu ile size çok uzak olmayan Dalyan – Caunos turumuza katılabilirsiniz (Dalyan-Caunos hakkında daha detaylı bilgi için Marmaris-Fethiye-Marmaris rotamıza bakabilirsiniz). Geceleme Karaca Söğüt’te olacaktır.

Çatı Koyu
Çatı Koyu
Çatı Koyu
Çatı Koyu

7. GÜN

Kahvaltıdan sonra hareket eden tekneniz uçan balıklar eşliğinde, körfezin diğer ucuna yaklaştıkça hayranlığınız biraz daha artacak, kendinizi çarşaf gibi bir deniz ve renk cümbüşünün içinde bulacaksınız. Bu muhteşem doğal limanın adı Çatı. Çatı asırlık ağaçlar arasında, havuzu andıran sakinlikte ve berraklıkta, çerçevelenmiş bir tablo gibi karşınızda duracak. Gününüzün geri kalan kısmını yüzerek, arzu ederseniz çam ormanlarının içinde yürüyüş yaparak geçirebilirsiniz. Havai fişek gösterisinden daha renkli, binlerce yıldız arasında sessiz bir geceleme sizi bekliyor.

Çökertme
Kara Ada
Bodrum
Bodrum

8. GÜN

Neşeli ve candan insanların yaşadığı, ezgilere konuk olmuş sevimli bir balıkçı köyü olan Çökertme’ye varılır. Kahvaltının ardından şifalı çamur banyoları ve sıcak su kaynayan mağarası ile meşhur adı kara ama kendi yeşil olan Kara Ada’ya uğranır, 400 metreye ulaşan zirvesi çam ormanı ile kaplıdır. Buradan Bodrum Limanına devam edilir. Akşam yemeği ve geceleme limanda yapılır.

BODRUM

Bodrum Türk sanatçı, yüksek sosyetesi ve entelektüelleri için vazgeçilmez bir tatil yeridir. Karya Bölgesi’nin en eski kentlerinden olan Bodrum’un tarihi M.Ö.1200’e kadar uzanır. Ünlü tarihçi Heredot’un memleketi olup Halikarnassos olarak bilinir. M.Ö.456’da Perslerin eline geçen kent o zamanın kraliçesi Artemisia tarafından kahramanca savunulmuş daha sonra başa geçen Maussollos, Halikarnassos’u başkenti yapmış, kenti surlarla çevirerek çeşitli yapılarla donatmıştır. Ölümünden sonra başa geçen karısı 2. Artemisia kocasının anısına Dünyanın yedi harikasından biri olan en altında yüksek kaide onun üzerinde 36 sütunlu bir galeri ve 24 basamaklı bir çatısı bulunan, toplam yüksekliği 55 metrelik bir anıt mezar yaptırmıştır. Yakın zamanda bu harika İngilizler tarafından sökülerek British Museum’a taşınmıştır. Tarih boyunca birçok medeniyetlerin egemenliğine geçen kent 1247’de Türkler tarafından alınmıştır. Bugün şehirde anıt mezarın kalıntılarına, antik tiyatro ve içinde Türkiye’nin en önemli su altı müzesi bulunan çeşitli bölümlerden oluşmuş muhteşem Bodrum Kalesini (St. Peter Kilisesi) görebilmek mümkündür. Limanın kıyısındaki barlar ve restaurantlar eğlenmek isteyenlere, limanın yanındaki büyük çarşı alışveriş yapmak isteyenlere birçok çeşitte olanak sunar.

Knidos
Knidos
Knidos
Knidos

9. GÜN

Bugünde dünyaca ünlü Knidos koyuna gidiyorsunuz. Knidos M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu'na taşınır. Hippodamus planına göre kurulan şehirde birbirinden güzel tapınaklar, kutsal alanlar, tiyatrolar ve görkemli binalar yapılır. Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişir. Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos'ta açılır. Heykeltıraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli'nin güzelliği dillere destan olur. Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos'a ziyaretçi akını başlar. Knidos’ta tarihin en önemli şehirlerinden birinde gezerken, aynı zamanda tertemiz sular içinde keyfinize keyif katabileceksiniz. Daha sonra Nem oranın sıfır olduğu, mavinin en saf halini görebileceğiniz, Türkiye’nin en güzel turistik kasabalarından birine hoş geldiniz. Alışveriş ve eğlence imkânlarının bulunduğu Datça’ya gelmişken, Eski Datça’yı da gezmelisiniz. Burada göreceğiniz Datça evlerine, bir sanat ürünü taş işçiliği ve begonvillerle süslü dar sokaklarla görsel bir zenginlik kazandırmış. Eski Datça kimliğini arayan kentlere adeta adres gösterir gibi bir mimarlık harikası. Datça'nın ilk kurulduğu yer burası. M.Ö.4.yüzyılda kurulan seramik atölyeleri, yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı. Eski Datça'nın bir diğer özelliği de yel değirmenleridir.

Bencik
Bencik
Bencik

10. GÜN

Tekneniz bir gölü andıran Bencik koyuna varacak. Koyun girişinde Dişlice adası bulunmaktadır. Bu ada dik kaya duvarları ile etkileyicidir.Koyun manzarası olağanüstü güzelliktedir. Günü Dişlice adasında ve Bencik koyunda geçireceksiniz.

Orhaniye
Orhaniye
Selimiye
Kız Kumu

11. GÜN

Turunuzun onbirinci gününde etrafı dağlarla çevrili bir havuz görünümündeki Orhaniye’ye gidiyorsunuz, turistlerin olduğu kadar leziz balıklarında sığınağı. Eşsiz güzellikteki gün batımıyla ünlü körfezin dantel gibi koyları arasında yer alan, mitolojik öyküsü ve coğrafi yapısıyla ilgi çeken, Rodos Şövalyelerinin kullandığı kale ve adası, antik kilise ve bazı yapı kalıntılarının bulunduğu küçük bir koy olan Orhaniye, ilginç coğrafi yapısıyla Kızkumu’nu da içinde bulunduruyor. Kızkumu kırmızı ve iri taneli kumlardan oluşan bir set, kıyıdan itibaren denizin açıklarına doğru dil gibi uzanıyor. Bu kum set sular yükselse de yöreye gelen turistlerin su içinde bile yürümelerine olanak tanıyor. Plaj olarak da rağbet gören 650 m'lik kum setin sonuna kadar yürüyenler, rüzgâr ve dalganın etkisiyle yıllardır kaybolmayan Kızkumu’nun ilginç yapısı karşısında hayrete düşüyorlar. Kumun bir başka özelliği de üzerinde yürüyenlerin tuttukları dileklerin gerçekleştiğine inanılması. Orhaniye’den sonraki durağınız, Türkiye'de kalmış en bakir bölgelerden biri olan nostaljik balıkçı köyü Selimiye’ye, adeta bir cennet bahçesine gidiyorsunuz. Tarihi eski, dağları çam, zeytin, söğüt ve badem ağaçlarıyla kaplı. denizi temiz, balığı bol, havası oksijen yüklü, huzurlu, sakin, misafirperver, Hisarönü Körfezi'nin incilerinden biri. Antik çağda ismi Hydas olan köy, sonraları Losta ismini taşımış. Birçok tarihi kalıntıyı da ziyaret edebileceğiniz Selimiye’nin diğer bir ismide Günbatımında dağların arkasında kaybolan güneş etrafı kırmızı tonlarına boyadığı için Kızılköy.

Bozburun
Bozburun
Bozburun
Bozburun

12. GÜN

Sırada Bozburun var. Tepelerin arasında sıkışmış müthiş güzellikte bir koya kurulmuş
Bozburun, küçük bir balıkçı kasabası görünümünde, Türkiye’nin en önemli gulet imalat merkezlerinden biride olan Bozburun’un 4000 senelik bir geçmişi var. Antik çağ’da yöre insanlarının “Kum halkı” diye adlandırıldığı, “Poseidonion” diye de anılan kentin çevresinde kale ve mezar kalıntılarına kolaylıkla rastlanabilinir. Ayrıca bir derenin taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş çok güzel ve geniş bir kumsal vardır.

Serçe Limanı
Serçe Limanı
Kadırga Burnu

13. GÜN

Bugünde ilk durağımız girişi uzaktan zor fark edilen ve adeta dar bir kapıyı andıran, ancak denizden ulaşılabilen doğal bir liman olan Serçe limanı. Limanın kayalardan oyulmuş görkemli bir kapısı vardır. Koyun suyu her zaman temiz ve berraktır. Yapılan bir sualtı araştırmasında 11. yüzyıla ait batık ve içinde cam eşya bulunmuş ve bulunan parçalar Bodrum Sualtı Müzesi’ne gönderilmiştir. Serçe Limanı bu arkeolojik bulguların yeri olarak tanınmaktadır. Serçe Limanından hareket eden yatınız daha sonra geceleme için Kadırga koyuna varacak. Üzerinde fener kulesi ve evi bulunan son derece şirin olan bu koya günlük gezi tekneleri de uğrar. 

Kumlubük
Kumlubük
Cennet Adası
Marmaris

14. GÜN

Denizin temizliği, kumunun güzelliği, çevresinin doğal zenginliği ile tanınmış olan Kumlubük’te güzel bir kahvaltı. Daha sonra çevreyi tanımak ve oksijenin en temiz halini içinize çekebilmek için kısa bir Dağ yürüyüşü. Öğle yemeği için ise muhteşem bir Marmaris manzarasına sahip Cennet Adasındasınız. Yemyeşil çam ormanının altında, bu güzel manzarayla geçireceğiniz günün ardından akşama doğru Marmaris’e gelinecektir. Aynı zamanda Marmaris’te alışveriş yapma imkânı bulacağınız bu gecede, eğer dilerseniz Türk hamamı turumuza katılarak hem son geçirdiğiniz bir haftanın yorgunluğunu atabilir, hem de turunuzu Türk kültürünün en güzel örneklerinden birini yaşayarak yeni bir hatıra ekleyebilirsiniz. Teknedeki son akşam yemeği sizde çok güzel anılar bırakmış olan bu yedi güne bir nokta koyacaktır. Konaklama Marmaris Limanında gerçekleşecektir.

15. GÜN

Sabah kahvaltısından sonra unutulmaz anılarla birlikte yattan ayrılış yapılacaktır.