Marmaris Çıkışlı Rotalar

14 Gün Marmaris-Datça-Sedir Adası-Gökova-Bodrum-Hisarönü-Marmaris


Marmaris- Turunç- Çiftlik- Palamutbükü- Aktur- Yedi Adalar- Küfre- İngiliz Limanı- Sedir/Cleopta Adası- Karacasöğüt- Dalyan- Gökova- Çatı- Orak Adası- Çökertme- Bodrum- Knidos- Datça- Bencik Koyu- Orhaniye- Selimiye- Bozburun- Serçe Limanı- Kadırga- Kumlubük- Cennet Adası- Marmaris
(14 GÜN)

1.GÜN Marmaris’e varış. Limanda yata yerleşme. Marinada, teknelerin güvertelerinin ve direklerinin aksi denize vururken akşam yemeğininiz keyfine varacaksınız. Türkiye’nin en gözde turistik yerlerinden biri olan Marmaris’te akşam isterseniz limanda bir yürüyüş yapabilir ya da birçok bar ve gece kulübünün bulunduğu Barlar Sokağında eğlenebilirsiniz. Yeşil ve mavinin tüm tonlarını ve uyumunu yılın 12 ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir Marmaris. Akdeniz iklimine sahip oluşu kışın bile denize girme imkânı sağlarken, etrafını saran sık ve yüksek çam ormanları ve dünyada Muğla yöresine özgü Günlük ağaçları ve geniş yapraklı çınar ağaçları, Marmaris’in yeşil dokusunun yapı taşlarıdır. Karya kentlerinden biri olan Phyckos antik şehri üzerinde kurulmuş olup çeşitli medeniyetlerin egemenliğinde kalmıştır. Marmaris Kalesi 1521’de Osmanlılar tarafından yaptırılmış olup bugün giriş kapısı ile denize bakan surları hala sağlamdır ve kapısının sağ ve solunda iki mangal, bir nöbetçi odası ile bir sarnıç görülmektedir. Ayrıca Osmanlılardan kalma bir cami ve sekiz odadan ibaret üzeri kemerli bir kervansaray bulunmaktadır. Antik dönem kalıntıları kentin kuzeyinde alçak bir tepe olan Asartepe üzerindedir. Burada sur duvarı kalıntıları, bir tapınağın podyumu ve birkaç kırık sütun görülmektedir. Marmaris’in diğer bir özelliği de alışveriş için çok büyük bir çarşısının bulunmasıdır. Türkiye’nin en önemli turistik merkezlerinden biri olan Marmaris eski ve yeninin ilginç bir karışımıdır. Yüzlerce bar ve restoran eğlenmek isteyenler için değişik alternatifler sunar. Üç büyük yat limanına sahip olan Marmaris, Türkiye’nin bu kıyı şeridinde yatçılığın merkezi haline gelmiştir.

2.GÜN Sabah erken saatlerde yatınız muhteşem gibi bir yolculuğa yelken açmaya hazırlanırken, siz de tekne turunuzun ilk kahvaltısını yapıyor olacaksınız. Sonra tekneniz Turunç’a doğru yol alacak. Nüfusu 3.500 civarında olan küçük bir tatil kasabası olan Turunç ilk mavi bayrak ödülünü alan beldelerdendir. Turunç’ta yüzmenin ve sahilde uzanmanın tadını çıkarabileceğiniz çok güzel bir sahil bulunmaktadır.

Buradan sonra öğle yemeğiniz için denizi her zaman pırıl pırıl olan Çiftlik’ e doğru başlayacak.

3. GÜN Her gün olduğu gibi teknenizde yapacağınız güzel ve doyurucu bir köy kahvaltısının ardından, tekneniz Palamutbükü’ne doğru yelken açar. Tekne turuna katılanlar ya da kendi yatlarıyla  gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel bir koydur burası. Çıplak tepelerin yumuşak bir eğilimle denize kavuştuğu ve 2 km uzunluğunda bir kumsal oluşturduğu bu koyda kum ve çakıl karışımı sahilden denize girebilirsiniz.
Ardından ise Datça’da yer alan daha önceden ziyaret etmediğiniz Aktur Koyu’na varacaksınız. Eğer şanslıysanız yol boyunca yunusları ve fok balıklarını görebilirsiniz. 800 meters long beach and very clean water will welcome you in Aktur. This would be a great time for you to enjoy some water sports. Between two bays the wind is very adequate for surfing. You will have a peaceful night in this bay.

4. GÜN Diğer bir muhteşem güne mercan kayalıklarının bulunduğu, çeşitli büyüklüklerdeki adaların arasında mükemmel bir manzara oluşturan Yedi Adalar’da başlıyorsunuz. Renk renk balıkların, deniz kabuklarının arasında dalmanın ve yüzmenin keyfine varacaksınız.

5. GÜN Sabah kahvaltınızın ardından Küfre’ desiniz. Burada arzu ederseniz Güllük Ormanlarının içinde yürüyüş yapabilirsiniz.

Daha sonra ise İkinci Dünya Savaşında İngiliz Savaş gemilerinin saklandığı, bir gölü andıran, çevresinde çam ve Güllük Ormanları’nın bulunduğu, hiçbir havanın etkileyemeyeceği sakinlikte bir koy olan İngiliz Limanına seyahat edeceksiniz. Akşam yemeği ve geceleme bu koyda olacak.

6. GÜN Sabahın erken saatlerinde demir alarak Cleopatra Adası ya da diğer adıyla Sedir Adası’na gideceksiniz. Mark Anthonius ve Cleopatra’nın büyük aşk yaşadıkları ve bir inanışa göre Mark Anthonius’un Cleopatra’ya hediye olarak Kuzey Afrika çöllerinden getirttiği altın rengi kumuyla ünlü Roma Çağı’ndan kalma antik Cedrai kenti harabelerinin ve at nalı şeklindeki antik tiyatronun bulunduğu Sedir Adası’nın yakınındaki bir koya varılır ve buradan Sedir Adasına ulaşımı yatınızın botuyla yapabilirsiniz (sedir adasına giriş ücretlidir).

Öğleden sonra ormanla denizin kucaklaştığı, içinde küçük bir balıkçı köyü ve şirin restoranları bulunan Karaca Söğüt’e hareket edilir. Akşam yemeği ve geceleme Karaca Söğüt’te olacaktır.

Dilerseniz ekstra ücret karşılığı Dalyan – Caunos turumuza katılabilirsiniz.

DALYAN: Dalyan, Köyceğiz Gölü ile Akdeniz’i birleştiren ana kanal üzerinde bulunur. Dalyan kanalının denize ulaştığı yer olan İztuzu plajı nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağaları olan Caretta Caretta’ların yumurtalarını bıraktıkları kumsallardan biridir. Kaunos antik kenti de Dalyan’dadır. Kent; Kaya Mezarları, Akropol Kalesi, Antik Tiyatro ve Kilise Kompleksi ile taşıdığı Antik değer yanında Carette Caretta kaplumbağaları ve 4 km. uzunluğundaki ünlü Iztuzu plajı ile doğal bir güzellik sergilemektedir. Dalyan 1998′de Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. Akdeniz ile Ege’nin birleştiği noktada bir doğa harikası olan Dalyan, 2008 yılında The Times tarafından Avrupa’nın en güzel açık alanı seçilmiştir.

7. GÜN Kahvaltıdan sonra hareket eden tekneniz teknenizi takip eden onlarca zıplayan balık eşliğinde körfezin diğer ucuna yaklaşacak ve buraya olan hayranlığınız biraz daha artacak, kendinizi çarşaf gibi bir deniz ve renk cümbüşünün içinde bulacaksınız. Bu muhteşem doğal limanın adı Çatı’dır. Çatı asırlık ağaçlar arasında, havuzu andıran sakinlikte ve berraklıkta çerçevelenmiş bir tablo gibi karşınızda duracak. Gününüzün geri kalan kısmını yüzerek, arzu ederseniz çam ormanlarının içinde yürüyüş yaparak geçirebilirsiniz. Bu koyda havai fişek gösterisinden daha görkemli binlerce yıldız arasında sessiz bir geceleme sizi bekliyor.

8. GÜN Güzel bir kahvaltının ardından denize açılarak, türkuaz rengindeki pırıl pırıl deniz suyu ile uçsuz bucaksız bir akvaryumu andıran Orak Adası’na varılır. Dalma meraklılarının ve teknelerin çok sevdikleri bu adanın yamaçları zeytin ağaçlarıyla doludur.

Burada verilecek yüzme molası ve öğle yemeğinden sonra neşeli ve candan insanların yaşadığı, ezgilere konuk olmuş sevimli bir balıkçı köyü olan Çökertme’ye varılır.

Bu koydan sonra ise Bodrum’da demirleyeceksiniz. Bodrum Türk sanatçı, yüksek sosyetesi ve entelektüelleri için vazgeçilmez bir tatil yeridir. Kayra Bölgesi’nin en eski kentlerinden olan Bodrum’un tarihi M.Ö.1200’e kadar uzanır. Ünlü tarihçi Herodot’un memleketi olup Halikarnasos olarak bilinir. M.Ö.456’da Perslerin eline geçen kent o zamanın kraliçesi Artemis tarafından kahramanca savunulmuş daha sonra başa geçen Maussollos, Halikarnasos’u başkenti yapmış, kenti surlarla çevirerek çeşitli yapılarla donatmıştır. Ölümünden sonra başa geçen karısı 2. Artemis kocasının anısına Dünyanın yedi harikasından biri olan en altında yüksek kaide onun üzerinde 36 sütunlu bir galeri ve 24 basamaklı bir çatısı bulunan, toplam yüksekliği 55 metrelik bir anıt mezar yaptırmıştır. Yakın zamanda bu harika İngilizler tarafından sökülerek İngiliz Müzesine taşınmıştır. Tarih boyunca birçok medeniyetlerin egemenliği altına geçen kent 1247’de Türkler tarafından alınmıştır. Bugün şehirde anıt mezarın kalıntılarına, antik tiyatro ve içinde Türkiye’nin en önemli su altı müzesi bulunan çeşitli bölümlerden oluşmuş muhteşem Bodrum Kalesini (St. Peter Kilisesi) görebilmek mümkündür. Limanın kıyısındaki barlar ve restoranlar eğlenmek isteyenlere, limanın yanındaki büyük çarşı alışveriş yapmak isteyenlere birçok çeşitte olanak sunar.

9. GÜN Mavi turunuzun bugününde dünyaca ünlü Knidos’u görme fırsatına sahip olacaksınız. Tekne turunuzun bu gününü de dolu dolu geçireceksiniz. Knidos Koyu M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu’na taşınmıştır. Daha sonrasında bu şehirde birbirinden güzel tapınaklar, kutsal alanlar, tiyatrolar ve görkemli binalar yapılmıştır. Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişmiştir. Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos’ta açılmıştır. Heykeltıraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli’nin güzelliği dillere destan olduğu yerdir burası. Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos’a ziyaretçi akını başlar. Knidos’ta tarihin en önemli şehirlerinden birinde gezerken, aynı zamanda tertemiz bir denizde keyfinize keyif katabileceksiniz.

Günün devamında ise Datça’ya doğru yol alacaksınız.  Akşam yemeği ve geceleme Alışveriş ve eğlence imkânlarının bulunduğu Datça’ya gelmişken, Eski Datça’yı da gezmelisiniz. Burada göreceğiniz Datça evleri mimarlık harikası olan taş işçiliği ile begonvillerle süslü dar sokaklara görsel bir zenginlik kazandırmış. Yapılan kazılar sırasında M.Ö.4.yüzyıla ait seramik atölyeleri bulunmuştur. Yel değirmenleri de Datça’nın bir simgesi haline gelmektedir.

10. GÜN Yat turunuzun 10. gününde Bencik Koyu ve Dişlice Adasındasınız. Bugün sizi relax bir gün bekliyor. Koyun girişinde Dişlice adası bulunmaktadır. Bu ada dik kaya duvarları ile etkileyicidir. Koyun manzarası olağanüstü güzelliktedir. Bu güzel koydan sonra ise çok beğeneceğiniz Datça’ya doğru yol alacaksınız.

11. GÜN Kahvaltınızın ardından Orhaniye’ye doğrudan yol alacaksınız. Bu koy turistlerin olduğu kadar leziz balıklarında sığınağıdır. Eşsiz güzellikteki gün batımıyla ünlü körfezin dantel gibi işlenmiş koyları arasında yer alan, mitolojik öyküsü ve coğrafi yapısıyla ilgi çeken, Rodos Şövalyelerinin kullandığı kale ve adası, antik kilisesi ve diğer antik kalıntıları ile küçük bir koy olan Orhaniye, ilginç coğrafi yapısıyla Kızkumu’nu da içinde bulunduruyor. Kızkumu kırmızı ve iri taneli kumlardan oluşan bir settir ve kıyıdan itibaren denizin açıklarına doğru dil gibi uzanmaktadır. Bu kum set deniz sularının yükseldiği dönemlerde bile yöreye gelen turistlerin su içinde yürümelerine imkan vermektedir. Plaj olarak da rağbet gören 650 m’lik kum setin sonuna kadar yürüyenler, rüzgâr ve dalganın etkisiyle yıllardır kaybolmayan Kızkumu’nun ilginç yapısı karşısında yıllardır hayrete düşmektedirler. Kumun bir başka özelliği de üzerinde yürüyenlerin tuttukları dileklerin gerçekleştiğine inanılmasıdır.

Oradan da muhteşem doğasıyla dillere destan Selimiye köyünde günün tadını çıkaracaksınız. Bu koyda bulunanlar burayı cennet olarak tarif etmektedirler. Tarihi, çam ağaçları, zeytin, söğüt ve badem ağaçlarıyla kaplı bir cennettir burası. Denizi tertemiz ve adeta kremsi, balığı bol, havası oksijen yüklü, huzurlu, sakin, misafirperver bu köy Hisarönü Körfezi’nin incilerinden biridir. Antik çağda ismi Hydas olan köy, sonraları Losta ismi ile de anılmıştır. Birçok tarihi kalıntıyı da ziyaret edebileceğiniz Selimiye’nin diğer bir ismi de Günbatımında dağların arkasında kaybolan güneş etrafı kırmızı tonlarına boyadığı için Kızılköy’dür.

12. GÜN Muhteşem bir doğası olan Selimiye’de yapacağınız kahvaltınızın ardından hareket ederek tekneniz sizi Bozburun’a getirecek. Bu köy tepelerin arasında sıkışmış müthiş güzellikte bir koya kurulmuştur. Bozburun, küçük bir balıkçı kasabası görünümündedir ve Türkiye’nin en önemli gulet imalat merkezleri olan tersanelerin bulunduğu köydür. Tüm Tur’un kendi tersanesi de Bozburun’dadır.  Bu küçük köyün tarihi 4.000 yıl önceye dayanır. Antik çağda yöre insanlarının “Kum halkı” diye adlandırıldığı, “Poseidonion” diye de anılan kentin çevresinde kale ve mezar kalıntılarını kolaylıkla görebilirsiniz. Ayrıca bir derenin taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş çok güzel ve geniş bir kumsal vardır.

13. GÜN Her gün olduğu gibi yattaki doyurucu ve zengin kahvaltınızdan sonra Serçe Limanına gideceksiniz. Girişi uzaktan zor fark edilen ve adeta dar bir kapıyı andıran, ancak denizden ulaşılabilen doğal bir liman olan Serçe limanına hoş geldiniz. Limanın kayalardan oyulmuş görkemli bir kapısı vardır. Koyun suyu her zaman temiz ve berraktır. Yapılan bir sualtı araştırmasında 11. yüzyıla ait bir batık ve içinde de cam eşyalar bulunmuş, parçalar Bodrum Sualtı Müzesi’ne gönderilmiştir. Serçe Limanı bu arkeolojik bulguların yeri olarak tanınmaktadır.

Serçe Limanından hareket eden yatınız daha sonra geceleme için Kadırga koyuna varacak. Üzerinde fener kulesi ve evi bulunan son derece şirin olan bu koya günlük gezi tekneleri de sıklıkla uğramaktadırlar.

14. GÜN Bitmesini istemeyeceğiniz yat yolculuğunuzun 14. gününde ilk önce küçük bir köy olan Kumlubük’te kahvaltınızı yapacaksınız.

Daha sonra ise Cennet Adası’nda yüzme ve güneşlenme molası vereceksiniz. Marmaris’i karşıdan göreceğiniz bu adada manzara çok hoşunuza gidecek.

Daha sonra ise Marmaris Limanına geri döneceksiniz. Son gecenizde Marmaris Limanında yürüyüş yapmanın ve ya büyük çarşısında alışveriş yapmanın tadını çıkarabilirsiniz. Daha hareketli bir gece isteyenler için Barlar Sokağında birçok bar ve gece klübü bulunmaktadır.

Akşam yemeği ve geceleme Marmaris’te olacaktır.

15. GÜNTeknenizde yapacağınız ve tadı damağınızda kalacak son kahvaltınızdan sonra mürettebatınız tekrar başka bir mavi yolculukta görüşmek üzere sizleri uğurlayacaklardır.
Opsiyonel Turlar:  Dalyan Caunos, Türk Hamamı